Kimlere Laparoskopi Yapılır ?

Kimlere Laparoskopi Yapılır ?Laparoskopi tüplerle ilgili sıkıntı olan hastalarımızda tüplerdeki hasarı ve problemi ortaya koymada altın standart denilen en iyi yöntemdir. Genellikle yine adet bitimini takiben  bir hafta içinde ve anestezi altında yapılır. Hastanede 4-6 saat kalındıktan sonra eve gidilebilir. Fakat tüplerle ilgili ciddi problemler varsa, örneğin büyük bir hidrosalpenks çıkarılmış veya karın içi çok yapışık olarak tespit edilmiş ise, bu gibi durumlarda bir gece hastanede yatış ve gözetim önerilmektedir. Yapılan değerlendirmeler neticesi hiçbir problem tespit edilmeyen çiftlerde de laparoskopi ile tüplerin durumu kesin olarak ortaya konabilir. Yani laparoskopi, çocuk sahibi olmak için başvuran ve yapılan testlerde problem tespit edilemeyen çiftlere, rahim filmi ile tüplerinde problem olduğundan şüphelenilen çiftlere, rahim filmi veya ultrason ile büyük hidrosalpenks tespit edilen ve bu yapıların çıkarılması gereken kadınlara önerilen ve faydası olduğu ortaya konan endoskopik bir ameliyattır. 

Laparoskopi Nasıl Yapılır ?

Laparoskopide temel alet minyatür bir teleskoptur. İşlem genel anestezi altında yapılır. Hasta uyuduktan sonra gerekli bölgesel antiseptik temizlik yapılır. Hasta steril örtüler ile örtülür. Buraya kadar olan işlemler konvansiyonel cerrahi girişimler ile aynıdır. Yalnız hasta uyuduktan sonra lithotomi pozisyonuna alınır (jinekolojik muayene sırasında hastaların bulunduğu pozisyon). Daha sonra göbek deliğinden verres iğnesi adı verilen uzun ve ince bir iğne ile karın boşluğu içine girilir ve karbondioksit gazı verilir. Burada amaç gaz ile karın boşluğunu şişirerek barsakları itmek ve işlem için uygun bir oda yaratmaktır. Yaklaşık 2 - 3 litre gaz bu amaç için yeterli olur. Daha sonra göbek deliğinin içine ya da hemen altına 1 santimetre uzunluğunda bir kesi açılır. Bu kesiden trokar adı verilen 10 mm genişliğinde bir boru karın boşluğuna yerleştirilir. Bu borunun içinden de ışıklı bir teleskop yerleştirilir. Direk olarak gözle bakılabileceği gibi günümüzde teleskopun arkasına bir kamera yerleştirerek monitörden de gözlem yapılabilir. Teleskop yerleştirildikten sonra gözlem yapılır. (Gözlem esnasında rahat çalışabilmek maksadı ile daha önceden vajinal yoldan rahim içerisine bir manüpülatör yerleştirilir. Bu manipülatör ile bir asistan uterusu çeşitli yönlerde oynatabilir. Ayrıca yine bu cihaz ile rahim içerisine sıvı verilerek tüplerin açık olup olmadığı anlaşılabilir.) İlk gözlemden sonra kasık bölgesinde her iki yanda 5 milimetrelik iki kesi daha yapılır ve buralardan da trokarlar (bir çeşit özel boru) yerleştirilir. Bu trokarlardan da özel aletler yerleştirilerek ameliyatlar gerçekleştirilir.

Operasyon sona erdiğinde tüm aletler çıkartılır. Kanama olup olmadığı kontrol edilir. Batın içerisindeki gaz mümkün olduğunca boşaltılır. Daha sonra yapılan kesiler onarılır. Bu kesilere ya hiç dikiş atılmadan özel flasterler ile yapıştırılır ya da dışarıdan görünmeyen, kendiliğinden eriyen estetik dikiş yapılır. Hasta yapılan operasyonun durumuna göre bazen 6-8 saat bazen de 24 saat gözlem altında tutulduktan sonra taburcu edilir.

Laparoskopi Kullanıldığı Yerler

Laparoskopi ya da kısaca L/S, klasik cerrahiye göre daha kısa hastanede kalış süresi, daha küçük kesiler ve çok daha kısa iyileşme dönemi nedeni ile avantajlıdır. Hemen hemen bütün cerrahi branşlarca kullanılan bu skopi teknikleri tanısal (diagnostik) ve tedavi edici (terapötik) olarak 2 türde yapılır. Tanısal amaçla yapılan laparoskopide adından da anlaşılabileceği gibi herhangi bir ek cerrahi işlem yapılmaz sadece gözlem ile hastanın şikayetlerini yaratan nedenler araştırılır. Aslında yapılan bir laparoskopinin tanısal olup olup olmadığı laparoskopi işlemi yapıldıktan sonra söylenebilir. Çünkü laparaskopiye başladığınızda hastanın yararına ek bir cerrahi müdahale yapmanız gerekiyorsa bunu ertelemez ve o anda gerçekleştirirsiniz. Laparoskopinin jinekolojide en sık kullanıldığı alan infertilitedir.

İnfertilite: Açıklanamayan infertilite vakalarında tüplerin açık olup olmadığını, herhangi bir yapışıklık varlığını, overlerin durumunu değerlendirmek için L/S yapılır. İşlem esnasında vajinal yolla metilen mavisi adlı bir sıvı verilerek tüplerden geçip geçmediği, geçiş var ise bu geçişin sağlıklı olup olmadığı, yani kolay ya da zor geçişin varlığı değerlendirilir. Geçişin problemli olduğu vakalarda eğer mümkünse kanalın (tüplerin) yeniden gebeliği sağlayacak şekilde düzeltilmesi gerçekleştirilebilir.

Akut veya Kronik kasık ağrısı: Laparoskopinin tanısal amaçlı kullanım alanlarından bir diğeri de açıklanamayan kronik kasık ağrısı vakalarında bu durumun nedenlerini araştırmaktır. L/S sırasında herhangi bir patoloji saptandığında buna yönelik girişime geçilebilir. Hiçbir patolojinin saptanamadığı durumlarda presakral nörektomi denilen bir yöntemle pelvik bölge sinir duyularının geçiş noktasındaki sinir lifleri çıkartılarak hastanın rahatlatılması sağlanabilir. Aorta ve vena kava gibi büyük damarlara yakın bir alan olması sebebiyle zor bir operasyondur.

Tüp Ligasyonu ve tubal reanastomoz: Laparoskopinin girişimsel olarak ilk ve en sık kullanıldığı alan gebelikten korunmak maksadı ile tüplerin bağlanmasıdır. Açık cerrahiye göre çok avantajlıdır. Gene daha önceden tüplerini bağlatmış fakat kararından pişman olan bazı hastalarda tüpler laparoskopi ile eski haline getirilebilir.

Over kistleri: Basit kitlerin pek çoğu laparoskopi ile çıkartılabilir. L/S esnasında yumurtalık (over) bırakılarak sadece kist de alınabilir. Doğurganlık çağındai hastalarda da amaç bu olmalıdır.

Polikistik over: Hem polikistik overin saptanması hem de tedavisi amacı ile L/S yapılabilir. L/S esnasında polikistik over saptandığında over yüzeyi çok sayıda alandan delinerek yumurtlamanın kolaylaştırılması sağlanabilir (drilling). Gene bir diğer yöntem de yumurtalşığın bir kısmının kama şeklinde çıkartılmasıdır.

Endometriozis: Laparoskopiden en fazla yarar gören hasta gruplarının başında endometriozis hastaları gelmektedir. L/S ile endometriozisin hem tanısı konur, hem şiddeti saptanır hem de endometriotik odaklar yakılarak tedavisi sağlanır. Ayrıca çukulata kistleri de bu işlem esnasında çıkartılır veya içerikleri boşaltıldıktan sonra kist çeperleri yakılır.

Yapışıklıklar: Önceden geçirilmiş operasyonlar ya da enfeksiyonlar bağlı olarak gelişen yapışıklıkların açılmasında L/S tercih edilebilir.

Dış gebelik: Komplike olsun ya da olmasın dış gebeliklerin cerrahi tedavisinde laparoskopi kullanılabilir.

Myomektomi: uygun vakalarda subseröz ve intramural myomlar L/S ile çıkartılabilir. Sayıca az (≤ 3) ve büyük boyutu 8 cm’den küçük myomlar yeterli teknik ekipman ile deneyimli cerrahlarca rahatlıkla çıkartılabilir. Operasyon sonrası çıkartılan myomun büyüklüğüne göre hastanın operasyon sonrası 3-6 ay süre ile gebe kalmaması önerilir.

Histerektomi: L/S eşliğinde histerektomi (rahimin çıkartılması) operasyonu yapılabilir. Eğer ameliyat esnasında uterusu yerinde tutan bağlar kesilip uterus gevşetildikten sonra işleme vajinal yoldan devam edilirse bu işlemin tamamına laparoskopi asiste vajinal histerektomi adı verilmektedir (LAVH). Eğer işlemin tamamı laparaskopi olarak yapılırsa buna da total laparoskopik histerektomi (TLH) adı verilir.

Jinekolojik kanser ameliyatları: Endometriyum over ve serviks kanserlerinin bazı evrelerinde gerek rahimin alınması gerekse kanserin sıçraması muhtemel lenf nodlarının temizlenmesi amacıyla laparoskopi kullanılabilir.

Ürojinekolojik ameliyatlar (idrar kaçırma): Mesane ve mesane boynunun sarkmalarına bağlı olarak kadınlarda meydana gelen idrar kaçırma şikayetlerinde mesane boynunu yukarıya kaldırmak için yapılan retropubik operasyonlarda (Burch Kolposüspansiyon) kullanılırlar.

Risk Faktörleri

Laparoskopi hemen bütün hastalarda uygulanabilmesine rağmen bazı durumlarda uygulanması sakıncalı ya da güç olabilir. Bu durumlar arasında:

- İleri derecede şişmanlık

- Kalp hastalıkları

- Daha önceden geçirilmiş fazla sayıdaki batın operasyonları

- Gebelik

- Batını dolduran çok büyük kitleler

sayılabilir. Özellikle önceden geçirilimiş büyük batın ameliyatlarını takiben yapışıklık görülme sıklığı yüksek olduğundan trokarlar yerleştirilirken barsakların zedelenme olasılığı artar. Bu nedenle bu tür hastalarda L/S esnasında çok dikkatli olmak gerekir.

Avantajları

Laparoskopi ile ilgili en sık sorulan sorulardan birisi kozmetik bir problem yaratıp yaratmayacağıdır. Tüm kesiler kolay gizlenebilecek bölgelerde olduğundan ve çok az iz bırakarak iyileşen küçük kesiler kullanıldığından L/S sonrası bikini giyilebilir. Bu belkide laparoskopinin en az önem arz eden avantajıdır. Diğer avantajları ise:

- Hastanede yatış süresi çok kısalır. Daha önceleri 1-2 gün yatırdığımız hastaları saatler sonrasında eve gönderebiliriz.

- Normal hayata dönüş çok çabuk olur. Hastanın iş gücü kaybı en aza indirilmiş olur.

- Kaslarda kesi yapılmaz sadece delik açılır

- İşlem sonrası kesi yerine bağlı görülen ağrı en az seviyededir.

- Hastanede kapılan enfeksiyon riski çok düşüktür

- Operasyon sonrası gelişen komplikasyon riski en azdır

- Yara yeri fıtığı görülme riski çok azdır

- Fizyolojiyi ve anatomiyi bozmaz

- İşlem videoya kaydedilebildiğinden teşhiste güçlük olduğunda diğer cerrahlar ile konsülte etme şansı daha fazladır

- Bazı durumlarda açık cerrahiye göre daha kolay bir görüş alanı sağlar.

Günümüzde jinekolojik operasyonların hemen hemen tamamı endoskopik (kapalı) yöntemlerle yapılabilmektedir. Açık cerrahiye göre hasta lehine pek çok avantajının olması sebebiyle bu teknik hastaların aradığı ve tercih ettiği yöntem olmalıdır. Eğer hasta olarak size bir operasyon öneriliyorsa bunun kapalı yöntemle yapılıp yapılamayacağını ve getirdiği avantajları mutlaka doktorunuza sorunuz ve bilgi alınız.

Komplikasyonları

Tırnak çekme gibi son derece basit cerrahi işlemler dahi bazı komplikasyonları beraberinde getirir. Laparoskopide de birtakım komplikasyonlar görülebilir.

- Genel anesteziye bağlı komplikasyonlar

- Barsak, mesan damar gibi yapılarda zedelenme

- Kan pıhtısı ya da karbondioksitin dolaşıma geçerek emboliye neden olması (tıkanıklık)

- Enfeksiyon

- Kanama

- Ağrı

- Verilen gazın batın boşluğuna değil de cilt altına verilmesi sonucu gelişen amfizem

Bunların dışında verilen karbondioksit tamamen boşaltılamadığı için, gaz diyaframı yukarıya doğru itebilir ve ameliyat sonrası bir süre özellikle sağ tarafta omuz ağrısı görülebilir. İşlem sırasında her an için açık cerrahiye geçme olasılığı mevcuttur. Bu gelişen bir komplikasyon ya da işlemin L/S ile yapılamayacak durumda olması nedeni ile olabilir.