Aşılama Öncesi Tedaviler

Aşılama  (İnseminasyon) Nedir ? Kimlere Uygulanır ?
Aşılama tedavisi öncesi bayan eşe yapılan testler: Jinekolojik muayene: papsmear, jinekolojik ultrasonografi, histerosalpingografi filmi: rahim ve tüplerin değerlendirilmesi, kan testleri: tam kan sayımı, tiroid bezi fonksiyon testleri, prolaktin hormonu ölçümü, kızamıkçık aşı testi rubella Igg değerlendirmesi, erkek eşin spermiogram değerlendirmesi yapılır.

Jinekolojik Muayene: Düzenli jinekolojik muayene kadın sağlığının vazgeçilmez bir öğesidir. Herhangi bir şikayeti olsun yada olmasın her kadının yılda bir defa muayene olması son derece önemlidir.

Bu sayede kanser dahil pek  çok hastalık erken devrelerde fark edilebilir ve çok kolay yöntemler ile tedavi edilebilir.

Muayeneden önce hastadan iç çamaşırlarını çıkartması jinekolojik masaya uzanması ve bacaklarını masanın bacaklıklarına yerleştirmesi istenir. Bu aşamada hastaya bir hemşire yada bayan hastabakıcı eşlik etmelidir. Bu çoğu hastada endişe ve korkuyu azaltır. Bu muayene pozisyonuna "jinekolojik pozisyon" yada "lithotomi pozisyonu" adı verilir. Bu pozisyon hem fiziksel hem de ruhsal açıdan gerçekten de rahatsızlık verici bir pozisyondur ancak jinekolojik muayene için en uygun yöntem budur.


Jinekolojik muayenegenel olarak 4 adımdan oluşur. Bunlar sırası ile dış genital organların muayenesi, spekulum incelemesi, bimanuel muayene (elle muayene) ve gerekli durumlarda transvajinal veya abdominal ultrasonografidir.

Dış genitallerin muayenesi

Bu aşamada hekim eldivenlerini giyerek dış geniatl organları inceler. Kızarıklık, irritasyon, akıntı, kist veya kitle, genital siğil (kondilom) ya da herhangi başka bir anormallik olup olmadığını araştırır. Muayenenin bu kısmı birkaç saniye alır. Bu aşamada ağrı duyacak herhangi bir işlem olmaz.

Spekulum incelemesi

Rahim ağzını ve vajinayı incelemek için kullanılan metal ya da plastik alete spekulum adı verilir. Kapalı olrak vajinaya yerleştirilir ve yavaş bir şekilde açılır. Bu sayede rahim ağzı spekulumun iki kaşığı arasında belirir. Spekulum takılırken vajinada bir dolgunluk hissedebilirsiniz. Farklı yaş gruplarında kullanılabilecek değişik boy ve büyüklükteki spekulumlar mevcuttur ve doktorunuz tarafından hastaya göre seçim yapılır. Bu muayene esnasında kendinizi ne kadar rahat ve gevşek bırakırsanız o kadar az rahatsızlık duyacağınızı unutmayınız.

Spekulum muayenesi esnasında vajina duvarları muhtamel lezyonlar, kızarıklıklar ve akıntı açısından incelenir. Aynı şekilde rahim ağzında herhangi bir yara olup olmadığı, akıntı varlığı, renk ve şekil değişikliği ve diğer anormal durumlar değerlendirilir. Enfeksiyon varlığı araştırılır. Eğer smear alınacak ise bu aşamada alınır.

Bimanuel muayene


Spekulum incelemesi ve smear alınmasından sonra spekulum vajinadan çıkartılır ve elle maueyeneye geçilir. Burada doktorunuz eldiven giydiği eli ile iki parmağını vajinaya yerleştirir. Diğer eli ise karnınızın alt kısmında kasıklara yakın olarak bulunur. Buna bimanuel (iki elle) maueyene adı verilir. Vajinadaki el ile iç genital organlar yukarıya doğru ittirilirken yukarıdaki el ile aşağı doğru bastırılır ve bu sayede organlar iki el arasında hissedilmeye çalışılır.

Bu muayenenin amacı

  • Rahimin (uterus) büyüklüğünü, şeklini, hareket kabiliyetini değerlendirmek.
  • Enfeksiyon belirtisi olan hassasiyet varlığını saptamak
  • Yumurtalıklarda kist ya da kitle olup olmadığını, eğer var ise yapısını değerlendirmek
  • Pelvis içinde yer dolduran kitle olup olmadığını anlamak var ise yapısını değerlendirmektir.

Dikkat edilmesi gereken ayrıntılar

  • Muayenenin hatalı sonuç ve yorumlara mahal bırakmaması açısından, vajinal kayganlaştırıcıların, spermisidlerin, fitillerin 1-2 gün öncesinden itibaren kullanılmaması gereklidir. Eğer cinsel ilişkide bulunulacak ise kondom kullanılmalıdır.
  • Menses esnasında ya da kanama varsa genellikle smear alınmaz.
  • Muayene sırasında sakin ve gevşek olmaya gayret edin.
  • Muayene öncesinde ve sırasında aklınıza takılan her soruyu doktorunuza sorabilirsiniz

Smear Testi (PAP Testi)

Smear Testi (PAP Testi)

Smear testi (PAP smear) rahim ağzından sürüntü alma işlemidir. Smear testi rahim ağsı (serviks) kanserinin erken safhada saptanması için yapılan bir tarama yöntemidir.

Smear testi yapmaktaki amaç rahim ağzında kanser olmayan fakat farkedilmezse yıllar sonra kansere dönüşme riski olan bazı lezyonları erkenden farketmek ve gerekirse tedavi ederek kansere dönüşmesini engellemektir.
Jinekolojik muayene sırasında özel bir çubukla rahim ağzındaki hücrelerden sürüntü şeklinde bir örnek cam üzerine alınır. Alınan sürüntüdeki hücrelerin cama sürülmesinden sonra üzerine sprey sıkılarak sabitlenir ve incelenmesi için patolojiye gönderilir. Hasta smear alınırken hiçbirşey hissetmez. İşlem çok kısa yaklaşık 1-2 dakika sürer.Amerikan kanser derneğinin (ACS) ve Amerikan Obstetrik ve Jinekoloji Koleji (ACOG) önerilerine göre tarama amacıyla ilk cinsel ilişkiden 3 yıl sonra veya en geç 21 yaşında smear alınmaya başlanmalı ve daha sonra yılda bir alınmalıdır. Üç yıl üst üste sonuç normal çıkmışsa riskli grupta olmayan kişiler için işlem 30 yaşından sonra daha seyrek 2-3 yılda bir yapılabilir. 60-70 yaşları arasında anormal bir smear sonucu olmamışsa ve en az 2 tane normal smear sonucu varsa 65 yaşında smear alımına son verilir.

Gebelerde smear ilk 3 ayda alınabilir fakat smear alınan çubuk rahim ağzından içeri sokulmadan sadece dış yüzeyinden smear alınır.
Kötü huylu olmayan bir nedenden dolayı (myom gibi) histerektomi ameliyatı (rahimin tamamiyle alınması) geçirmiş hastalara smear testi yapmaya gerek yoktur. Ancak ameliyatta rahim tam olarak alınmamışsa rahim ağzı bırakılmışsa bu durumda smear testi yine her yıl yapılmalıdır.

Smear alınmasından önceki 2 gün süresince cinsel ilişkide bulunulmamalı, vajinal ilaç, krem, sprey, pudra yada tampon kullanılmamalı, vajinal duş yapılmamalı.

Smear Testi Nasıl Yapılır ?

Pelviks muayenesi sırasında doktor mikropsuz özel bir çubuk ile serviks akıntısından hücre örneği alır. Örnek incelenmesi için laboratuara gönderilir.

Smear Testi'nde Canınız Yanar mı ?

Bu işlem yapılırken hiçbirşey hissetmezsiniz.

Smear Sonucu Nasıl Değerlendirilir ?

Smear testinin sonuçları birkaç değişik ekol şeklinde sınıflanmaktadır. En sık "Papanicolaou Sınıflaması" kullanılır.

Son yıllarda bu sınıflamaya göre çok daha detaylı olan "Bethesda Sınıflaması" popülarite kazanmaktadır.Anormal sonuçların bazen bir anlamı yoktur. Basit bir tedavi ile geçebilecek önemsiz bir enfeksiyon olabilir. Ya da kanser olmayan bazı hücre değişiklikleri olabilir ki bu da doktor tarafından izlenmeyi gerektirir.

Sadece çok az sayıdaki anormal durum serviks kanseri anlamına gelir. Bu durumda test serviks kanserinin erken teşhis ve tedavisine yardımcı olur.

Düşük dereceli bir bozukluk tespit edilmiş ise bunun daha kötü bir lezyona dönüşme oranı %16-35'dir. Yayılmamış, sadece yüzeyel (bunun tespiti için biopsi alınması gerekir) kalmış (insitu Ca - CIN3 lezyonlar) kanserlerin %18'i 10 yıl, %36'sı ise 20 yıl sonra ilerlemiş kansere dönüşmektedir. Düşük dereceli lezyonlara hiç dokunulmasa bile %75'i 5 yıl sonunda normale döner. Ancak beş yıl sonunda %8'i ise daha yüksek dereceli lezyonlara dönüşür.

PAP sınıflaması şu şekildedir;

Klas 1 Normal, atipik hücre yok
Klas 2 Negatif. Selim bazı hücre değişiklikleri (örneğin enfeksiyon)
Klas 3 Şüpheli. Kesin olarak kanser hücresi olmayan anormal hücreler
Klas 4 Zayıf pozitif. Büyük olasılıkla habis hücreler
Klas 5 Kuvvetli pozitif. Tartışmasız habis hücreler

Direkt mikroskopi incelemesinde vajinit yapan etkenlerin görülmesi enfeksiyon tanısına oldukça yardımcı olur. Ancak özellikle trikomonas enfeksiyonlarında hatalı olarak habis tanısı konabilir.

1991 yılında Bethesda sınıflaması yeniden modifiye edilmiştir.

Smear Testi'ni Kimler Yaptırmalı ?

Her kadın bu testi adet döneminde başlayarak ve menapozda da devam ederek düzenli aralıklarla yaptırmalıdır. Pap smear yaptırmanız için jinekolojik bir probleminiz olması gerekmez. Rahim ağzında yarası olan, cinsel ilişki sırasında ağrı ve batma duyan ya da sürekli akıntısı olan kadınlar zaman geçirmeden pap smear yaptırmalıdırlar

Pap Smear Testi Ne Sıklıkla Yaptırılmalıdır ?

Birçok kadın için yılda bir kez yapılması yeterlidir. Fakat herpes enfeksiyonu, genital sorunları olan ya da geçmişte bu testten anormal sonuçlar saptanmış bir kadın 6 ayda bir yaptırmalıdır. Bazı durumlarda daha da sık yapılması gerekebilir.

Tarama 18 yaşından veya ilk cinsel ilişkiden sonra başlamalıdır.

  • Yüksek risk grubunda ilk smear negatif ise yılda bir
  • Düşük risk grubunda 3 yıl arka arkaya negatif ise 3 yılda bir
  • Kanser dışı lezyonlar nedeni ile rahim çıkarılmış kişilerde 3 yılda bir
  • Rahim ağzında kanser öncesi lezyon tespiti nedeni ile tedavi edilmiş ise:
  • - İlk 2 yıl..............3 ayda bir
  • - 3 yıl boyunca......6 ayda bir
  • - Ömür boyu.........Yılda bir
  • Rahim Ağzı Kanseri İçin En Yüksek Risk

    Bu grup hastalar yukarıda belirtildiği gibi daha sık smear yaptırmalıdırlar.

  • Erken yaşta cinsel ilişki
  • Cinsel partner sayısının çokluğu
  • Erkek partnerin riskli olması (çok kadınla ilişki)
  • Human papilloma virusu enfeksiyonu geçirmiş olması (cinsel bölgelerde ve rahim ağzında siğil tipi kabartılar ile görülür)
  • Sigara
  • Smear Testi Ne Zaman Yaptırılır ?

    Pap smear için en uygun zaman iki adet kanamasının ortasındaki günlerdir. Testten önceki 48 saatta cinsel ilişki olmaması, hazneye ilaç konulmaması ve testten önce haznenin yıkanmaması gereklidir.
  • Bethesda Sınıflaması

    Yeterlilik

    Yeterli, Sınırlı, Yetersiz

    Tanımlama

    Normal
    Benign (iyi huylu)
    Epitel hücre anomalisi
    ASCUS (önemi bilinmeyen atipik hücreler)
    LSIL (düşük dereceli lezyon)
    HSIL (yüksek dereceli lezyon)
    Glandular hücre anomalisi
    AGUS (atipik glanduler hucreler)
    Adenokarsinom (kanser)

    Raporda, hazırlanan preparatın ve bu preparatta bulunan hücre sayısının sitolojik tanı için yeterli olup olmadığı mutlaka belirtilmelidir.
    İdeal olan hamile kalmaya karar verildiğinde genel bir muayeneden geçmek ve bu aşamada smear testini yaptırmaktır ancak bunun mümkün olmadığı durumlarda ilk hamilelik kontrolünde doktorunuz size en son smear testinizi ne zaman yaptırdığınızı soracaktır. Eğer arada geçen süre uzunsa smear testinizi yapacaktır. Hamilelikte PAP smear yapılmasının hiçbir sakıncası yoktur.

    ANORMAL SMEAR SONUÇLARI

    ASCUS: Serviksi kaplayan yassı epitel hücrelerinde klinik önemi belirsiz değişiklikler saptanır ve büyük olasılıkla kanser öncülü değildir. ASCUS saptandığı takdirde smear testi arka arkaya 3 kez negatif oluncaya kadar 4-6 ay arayla tekrarlanır ve bunlar normal çıkarsa daha sonra yılda bir smear alınarak devam edilir. ASCUS saptandığında hastaya kolposkopi de yapılabilir, bu işlemle rahim ağzında anormal bir lezyon olup olmadığı bir çeşit büyüteçli kamera ile araştırılır ve varsa o bölgeden ufak parça (biyopsi) alınır. Kolposkopi yada smear takibi yapılmasına rahim ağzında HPV DNA testine bakarak da karar verilebilir.
    Menopoz döneminde ASCUS saptanırsa östrojen tedavisi sonrası tekrar smear alınır ve tekrar ASCUS saptanırsa kolposkopi yapılır.

    Low grade squamöz intraepitelyal lezyon (LSIL) (LGSIL): Serviksi kaplayan hücre tabakasında hafif derecede değişiklikler vardır. Bu durum saptandığında kolposkopi yapılır ve gerekirse biyopsi alınabilir. Kansere ilerleme riski düşüktür.

    High grade squamöz intraepitelyal lezyon (HSIL) (HGSIL): Bu durum saptandığında kolposkopi ve konizasyon gibi yöntemlerle rahim ağzından parça alınarak patolojik inceleme yapılmalıdır. Kansere ilerleme riski diğer lezyonlara göre daha fazladır.

    Atipik glanduler hücreler (AGC): Rahimin ya da serviksin iç tabakasından gelebilir. Kolposkopi ve ECC (rahim ağzının iç yüzeyinden kürtaj yapılması) yapılır ve bunların sonucuna göre tedavinin devamına karar verilir.

    Jinekolojik Ultrason (ULTRASONOGRAFİ)

    Ultrason jinekoloji yani kadın hastalıkları alanın da vazgeçilmez bir görüntüleme yöntemidir. Çok çeşitli kullanım alanları vardır. Hem abdominal (karından) hem transvajinal (vajina yoluyla) yapılan ultrason sık kullanılır.
    Jinekolojide ultrasonun kullanım alanları:
    Rahim (uterus) ve rahim ağzı (serviks) ile ilgili:
    - Rahmin boyutları ve yapısı, homojen olup olmadığı değerlendirilebilir.
    - Myomlar varsa boyutları ve yerleşim yerleri belirlenebilir.
    - Endometrium (rahmin en iç tebakası) değerlendirilebilir, kalınlığı ölçülebilir, polip benzeri yapılar varsa bunlar görüntülenebilir.
    - Endometriumun ve uterus içerisinin daha net değerlendirilmesi için transvajinal ulrason eşliğinde rahim içerisine sıvı verilerek salin infüzyon sonografi (sis) yapılabilir.
    - Konjenital (doğuştan) olan rahime ait anomaliler ve şekil bozuklukları değerlendirilebilir.
    - Rahim içerisindeki spiral gözlenebilir, konumu değerlendirebilir.
    - Rahim ağzına ait nabothi kistleri, iyi huylu ve kötü huylu kitleler görülebilir.

    Yumurtalıklar (overler) ile ilgili:
    - Yumurtalıkların boyutu ölçülebilir
    - Yumurtalıklarda bulunan kistlerin boyutu, yapıları, içlerini dolduran sıvı ve katı bölümlerin özellikleri değerlendirilebilir.
    - Doppler ultrason ile yumurtalıklardaki kistlerin kan akım özellikleri, iyi huylu-kötü ayrımına yardımcı olabilir. Torsiyone over tanısında faydalı olabilir.
    - Yumurtalıklarda antral follikül denen küçük yumurtaların sayımı over fonksiyonu ve infertilite değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.
    - Yumurtlama tedavisi alan veya almayan hastalarda yumurtanın büyümesinin takibi ve yumurtalama zamanının yaklaştığı değerlendirilebilir.
    - Yumurtalıklara ait iyi huylu ve kötü huylu kitleler izlenebilir.

    Tüpler (fallop tüpleri) ile ilgili:
    - Tüplerde yerleşmiş bir dış gebeliğin tanınmasında özellikle transvajinal ultrason çok değerlidir.
    - Hidrosalpenks (tüplerin sıvı ile dolmuş olması) varlığı saptanabilir.
    - Piyosalpenk (tüplerin iltihap ile dolu olmsı) varlığı saptanabilir.
    Pelvis (alt karın) ile ilgili:
    - Pelviste yani karnın rahim ve yumurtalıkların bulunduğu alt kısmında bulunan sıvı ve kitleler ultrasonda görülebilir.
    - Pelviste bulunan organlardan (rahim, yumurtalık, barsaklar, tüpler..) kaynaklanan kitleler izlenebilir.
    - Bazı kitlelerden veya kistlerden ultrason eşliğinde iğne ile sıv alınabilir.

    Rahim Filmi (Histerosalpingografi-HSG)

    Bayan hastalara adet bitiminde uygulanan rahim içi ve tüplerin (kanalların) değerlendirilmesi için uygulanan görüntüleme yöntemidir.

    Tüplerin kapalı olduğu HSG filmi:

     Rahim Filmi (Histerosalpingografi-HSG)

    Rahim İçinde Septum (Perde) Olan HSG Filmi:

    Rahim İçinde Septum (Perde) Olan HSG Filmi

    Rahmin Sadece Yarısının Olduğunu Gösteren HSG Filmi:

    Rahmin Sadece Yarısının Olduğunu Gösteren HSG Filmi:

    Tetkikler sonucu problem saptanan hastalara düzeltici operasyonlar planlanabilmektedir.

    Rahim ve Tüplerin Değerlendirilmesi

    Rahim, rahim içi ve tüplerin değerlendirilmesi için kullanılan yöntemler ilaçlı rahim filmi ( histerosalpingografi ) , histeroskopi, sonohisterografi, sonosalpingografi ve laparoskopidir.

    Rahiç içi ve tüplerin değerlendirilmesi için ilk tercih edilen yöntem histerosalpingografidir ( HSG ).  HSG genital kanalın iç yapısı hakkında çok değerli bilgiler verir. HSG ile tanımlanabilecek patolojiler ; rahim içi myomlar, endometrial polip, rahim içi yapışıklıklar, ve tüplere ait tıkanıklıklar ve şekil bozukluklarıdır.  HSG adet sonrası dönemde çekilir. Çünkü bu dönemde gebelik olmadığı bilinmektadir. Öncesinde mutlaka hastanın genital muayenesi yapılmalıdır. Enfeksiyon varsa film çekilmemelidir.  Ağrılı bir işlem değildir. Genel anestezi gerektirmez. Ancak hastanın çok korkusu varsa genel anestezi uygulanabilir.

    Özellikle HSG ile tespit edilen rahim içi patolojilerin tanı ve tedavisinde histeroskopi yapılır. Histeroskopide endoskopik sistemle rahim içi gözlenir. Rahim içi  CO2, saline, yüksek molekül ağırlıklı dextran veya glisin ile doldurularak inceleme yapılır. Anestezi ve anljezi yapılmaksızın, cerrahi müdahale merkezlerinde uygulanabilir. Aynı zamanda polip, rahim içi myom v.s. de cerrahi müdahale de yapılabilir.

    Histerosonografi son yıllarda rahim içinin değerlendirilmesi için muayenehane şartlarında kullanılan bir yöntemdir. Rahim içine yerleştirilen bir kanül ile sıvı verilmekte ve bu esnada vajinal ultrasonografi ile rahim içi değerlendirilmektedir. Radyasyon, alerjik reaksiyon yapabilecek madde , iyotlı kontrast madde kullanılmaması bu yöntemin avantajlarıdır

    Genital kanalın dış yapısının değerlendirilmesinde laparoskopi  kullanılır.  Laparoskopi ameliyathane şartlarında, genel anestezi ile uygulanan bir yöntemdir. Önce karın içi hava ile doldurulur. Daha sonra göbek altından ve karnın alt kısmından yapılan çok ufak kesilerle endoskopik cihazlar karın içine yerleştirilir. Karın içinin direkt gözlendiği bu işlemde rahim, tüpler ve yumurtalıklarla ve bu organların çevreleriyle olan ilişkileri değerlendirilir.

    Bu bölgede geçirilmiş enfeksiyon veya cerrahiye bağlı yapışıklıklar olup olmadığı görülür. Aşağıdan rahim içine verilen metilen mavisinin tüplerden geçip geçmediğine bakılarak, tüplerin açık olup olmadığı değerlendirilir. Laparoskopi infertilite değerlendirmesinin son basamağıdır. Fakat ileri yaş hastalarda veya endometriosisi olan hastalarda laparoskopi erken dönemde düşünülebilir. Laparoskopi sırasında saptanan patolojilerin bir kısmana  ( yapışıklık, myom, endometriosis, yumurtalık kisti v.s. ) aynı anda müdahale edilebilmektedir. Laparoskopi öncesi HSG v.s. gibi tüm testlerin yapılması esasdır.

    Spermiogram (Sperm tahlili, Sperm Testi)

    Spermiogram (Sperm tahlili, Sperm Testi)

    Spermiogram (sperm analizi, sperm tahlili, meni tahlili, semen analizi) sperm sayısını, şeklini, hareketini değerlendirmeye yönelik bir testtir.

    Sperm sayısı, normal spermlerin anormal şekilli spermlere oranı, hareket derecesi iyi olan sperm miktarı değerlendirilir. Ayrıca verilen semen örneğinin miktarı, pH’sı, rengi, lökosit varlığı, fruktoz miktarı, likefaksiyonu gibi özellikleri değerlendirilir. Belli zaman dilimlerinde spermlerin hareketliliği incelenir. Hareket tiplerine göre sınıflama yapılır.
    2-5 günlük cinsel perhizden sonra yapılır. İşlemin doğru sonuç vermesi için sperm örneği en gec 1 saat içinde laboratuara ulaştırılmalı, tercihen sperm örneği laboratuara yakın bir mekânda verilmelidir. Bu amaçla infertilite merkezlerinde sperm örneği verebileceğiniz bir alan ayrılmıştır.

    Sperm değerlendirme kıstasları değişebilmektedir. Kruger kriterleri özellikle sperm şekil bozukluklarını göz önüne alan bir değerlendirme yöntemidir. Özel bir boyama sonrası sperm şekil (morfoloji) özellikleri incelenerek sperm örneğinin fertilite (doğurganlık) kapasitesi hakkında fikir edilinebilir.

    Sperm analizi sonucuna göre ideal olarak karar verebilmek için 1-2 ay ara ile yapılmış en az 2 farklı sperm örneği incelenmelidir. Sperm analizinde bir fertilite sorunu saptanırsa erkeğin fiziksel ve hormonal ileri muayenesine geçilir. Sperm üretim döngüsü 2-3 ayda bir tekrarlanır. Yani üretilen bir sperm 2-3 ay sonra semene salgılanacaktır. Aynı şekilde kişinin karşılaştığı zararlı etkenler veya tedavi için kullanılan faydalı ilaçlar da sperm üretimini 3 ay içinde etkileyebilir. Semen analizi sonuçlarını değerlendirirken bu süreç akılda tutulmalıdır.

    Normal sperm analizi değerleri:

    - Volume (hacim) 1.5-5.0 ml arasında olmalıdır
    - Ph: 7.2 "den büyük
    - Viskosite 2"den az
    - Sperm konsantrasyonu 20 milyon/ml "den fazla
    - Motilite yüzdesi (a+b) % 50"den fazla olmalı. ( a: ileri hızlı) , ( b: ileri yavaş)
    - Morfoloji % 30 normal "dan fazla normal (WHO)
    %14 "den fazla normal (KRUGER STRİCT)
    - Lökosit 1 milyon/ml" den az olmalı

    Sperm tahlili verirken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar:

    - En ideali 3-4 günlük bir cinsel perhiz sonrası sperm vermektir. Perhiz süresinin daha uzun tutulması sperm sayısının aldatıcı şekilde artmasına ve hareketlerinin azalmasına neden olabilir. Perhiz süresinin 3-4 günden kısa tutulması da sperm sayısının azalmasına ve hareketli sperm oranının artmasına neden olarak aldatıcı olabilir. Bu nedenle sperm tahlili vermeden önceki 3-4 gün herhangi nedenle boşalmamış olmanız gerekir.
    - Sperm örneğini vermeden önce idrarın tamamen tuvalete yapılması gerekir.
    - Sperm örneği vermeden önce eller sabunlu su ile yıkanması ve bol su ile durulanmalı ve sonra kurulanmaldır.
    - Sperm örneği masturbasyon yöntemi ile verilmelidir. Bu işlem sırasında hiçbir kayganlaştırıcı madde (sabun, tükrük, yağ, vazelin v.b) veya prezervatif kullanılmamalıdır.
    - Sperm örneğinin verileceği kaplar sterildir. Kabın ve kapağın iç kısmına dokunulmamalıdır.
    - Penisten gelen menilerin tamamının kabın içine verilmesi gerekir. Eğer yanlışlıkla dışarıya akar ise görevlilere bildirilmelidir.
    - Sperm örneği en fazla yarım saat içerisinde oda ısısında veya vücut ısısında güneş ışığı görmeyecek şekilde laboratuara ulaştırılmalıdır.

    Sperm tahlili ile ilgili terimler:

    NORMOZOOSPERMİ: Sayı, hareket ve şekil bakımından normal spermler.
    ASPERMİ: Ejakulatın (semenin) hiç gelmemesidir.
    AZOOSPERMİ: Ejakulat yani semen vardır fakat içerisinde hiç sperm yoktur.
    OLİGOSPERMİ: 20 milyon/mL "den az sperm olmasına denir.
    ŞİDDETLİ OLİGOSPERMİ: 5 milyon/ml "den az sperm olmasıdır.
    ASTENOSPERMİ: Spermlerin motilitesi yani hareketleri zayıftır.
    TERATOZOOSPERMİ: Kruger kriterlerine göre normal şekilli sperm sayısı %14’ün altında olan spermler için kullanılır.
    POLİSPERMİ: Sperm sayısı 250 milyon"dan fazladır.
    HİPOSPERMİ: Meni hacmi normalden azdır.
    HİPERSPERMİ: Meni hacmi normalden fazladır.
    OLİGOASTENOZOOSPERMİ: Hem sayı hem de hareket yönünden normal değerlerin altında olan sperm örnekleri için kullanılır.
    OLİGOTERATOZOOSPERMİ: Hem sayı hem de morfolojik yapı yönünden normal değerlerin altında olan sperm örnekleri için kullanılır.
    OLİGOASTENOTERATOZOOSPERMİ: Hem hareket hem de morfolojik yapı yönünden normal değerlerin altında olan sperm örnekleri için kullanılır.